Salı, Aralık 15 - özlemek
Şeffaf gecelere and olsun ki, kimse özlemedi seni benim kadar.. Yalana sığınmadan, dolana bulanmadan.. Tüm gizim gamzelerimde saklı, ama bir sen güldürdün yüzümü ansızın.. Sağlaması yapılınca aşklarımın eksikliğinin endamından utanır oldum.. Hep başkaları olacak yaralarımı saran ve benim olmayışını dolduramayan.. Yalancı zaferlerim olacak hep ve ben hep başka başka insanların kollarında sarhoş olup ağlayacağım sahipsizliğime.. Gurur duyulacak gıyabımda ama ben bir küçük şımarıklık bile yapamayacağım.. Ve.. İşte uzar gider sensizlik
|
|
millet ne demiş! (0) :: sen de bişey de! :: Bağlantı
|
Salı, Aralık 15 - Siz hiç birini böyle beklediniz mi?
Beklemek... Umut etmek..
Umutsuzu bekleyen, imkansızı dileyen ben...Belki kendimden umudu kestim artık.. ama sana dair ümidim hep var olacak...Bekleyeceğim... Bir gün geri dönmeyeceğini bilsem deasla benim olmayacağını bilsem devazgeçmeyeceğim...Gelmeyeceksin... her gece ölüp, her sabah tekrar dirileceğim...ve seni beklemeye devam edeceğim... mag
|
|
millet ne demiş! (0) :: sen de bişey de! :: Bağlantı
|
Pazar, Kasım 29 - ankara
Ankara
Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar..
asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar...
kimse keman çalmaz belki ama
çok keman çalınsın balolarında
diye yapılmış
gri sisli binalar...
alnının ortasında
ciddi bir devlet asabiyeti.
çok kötü günlermiş gibi en genç zamanlar,
bu zulüm bu sevda bitmezmiş sevmek
bir halkı sevmekse aşk o zaman sevmekmiş!
(biz bir şeyi delicesine severiz
ama tanrım neyi?)
kahve önü çatlak mozaik
bel kemiğine tehdit
kürsüler üstünde
çok sigara içen
öğrenciler
bir daha asla yaşayamayacağı
aşkları teğet geçerken
hep onu sevmeyenleri severek
hep onu sevenin gözlerinden
kalabalıklara kaçarak
karışarak toplumcu gerçekçi yalnızlıklara,
yüksek rakımlarda çatlamış dudaklarını
bir izmirli güzele dayatmak varken
(hep kardeş olacak değiliz ya,
yaşasın halkların sevgililîğî!)
soyut bir sevdaya
beşik kertilmiş olan
dağda çoban,
şehirde şark çıbanı sayılan,
fırat'ın büyük elleri
ararat'ın kız yelleri
cilo'nun derin nefesleri
hülasa kente hukuk mukuk okun
mümkünse o arada da memleketi kurtarmaya gelmiş
anadolu çocukları, ankara' ya öyle yakışırdı ki kar
asfaltlar ışıldar,
buz tutardı resmi yalanlar
(belki balkona kar seyretmeye çıkar diye
sevdiğimiz kızlar
çok dibimiz donmuştur ve çoğu zaman
bu kar mevzuu
kızlara yeterince ilginç gelmemiştir
hiçbir şey kapalı bir dükkan kadar
hüzünlü gelmez insana
ankara'da,
yoksa bugün bir hayat
yaşanmayacakmı duygusu çöker bütün bozkıra.
Kimse keman çalmaz belki
Belki bu fiim hiçbir zaman
o kadar fiyakalı olmayacak ama
Hiçbir lahmacunda
o okul yolundaki üçüncü sınıf lokantadakinin
tadını vermeyecek bir daha
Çok daha iyilerini yedim sonra
bizzat Urfa'da hatta
Ama hiçbirinde
o kadar aç oturrnadım sofraya
ankara'ya
öyle yakışırdı ki kar
çok yabancı bir soluk duyulur bazı
bilinmez bir dilin ıslığından
anla ki sıkıldı bizim konsolosluktaki konuklar
öyle deme
Ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
bu kadar insanın neden ankara'yı sevdiğini anlamadan
ankara'da yaşamak
yollarına hep sevdiğimiz insanların
adlarını vermediler ama biz her duvara
bilvesile onların adını yazarak yaşadık
kül ve betondan mürekkep
yaşadıkça yaşanılası gelen
o tuhaf bozkır kokusunda.
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar.
asfaltlar ışıldar...
bir günden bir sürü gün yapan
mesai saatlerinde hiçbir şey yapan
hiçbir şey alıp hiçbir şey sunan
rakıyı bol sulu içen
dokunmasın için deği!
çabuk bitmesin dîye devletimin tekel rakısı,
hep kağıtlara bakarak,
hep kağıtlardan bakarak
hem neşet ertaş' ı hem bülent ersoy' u
aynı anda sevmeyi başararak,
karısının bayat ekmeklerden yaptığı tatlıyı
çok beğenmeyerek ama
yine de bu tasarrufunu takdir ederek
boynu hep kıdemli bir atkının içinde saklıyken
hep bir şeylere birilerine küsmüş gibi
yürüyen...
memurlar.......
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar..
asfaltlar ışıldar,
buz tutardı resmi yalanlar...
biz, şimdi kapalı birr kuruyemişçi
dükkanının -ki bütün plan kar altında
tuzsuz ay çekirdeği çitileyip
yanı sıra bafra içmektir-
kötü ışıklandırılmış vitrininden
umutsuzca içeri bakan,
kimliği gereğinden fazla sorgulanmış,
merhabadan çok çıkar ulan kimliğini denmiş,
-yani sistem kendi verdiği kimliği
zırt pırt geri istemektedir-
doğduğu yer yüzünden
doğuştan kavgacı zannedilen ama
pek çoğu kavgadan nefret eden
kavgacı esmer cesur korkak
çoğu kürt çoğu türk çocuklardık...
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar....
ha sonra belki ahmed arifin aklına
hiçbir şairin aklına gelmeyecek
-çünkü hiçkimse bir daha ankara' yı
O'nun kadar sevemeyecek -bir şiir islenir:
kar altındadır varoşlar
hasretim,nazlıdır ankara.....
ustam yine sen bilirsin ama
hangi aralıkta bir şair ölmüşse
işte o,en netameli aydır bence.
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar...
asfaltlar ışıldar...
yalanlar...
şimdi ve sonra ne zaman ankara'ya kar yağsa
elim gönlüm, çocukluğum buz tutar.
|
|
millet ne demiş! (0) :: sen de bişey de! :: Bağlantı
|
Çarşamba, Eylül 16 - Bilsen nasıl sevmiştim, Nasıl da güvenmiştim
Cengiz İmren - Kolay Mı Çok sevmiştim aslında Değerimi bilmedin Bir kerecim olsa da Gelip bir şey demedin Nasıl gittin ey zalim geri dön! Bilsen nasıl sevmiştim oy Nasıl da güvenmiştim İnsan gibi yüzüme gülmedin, gülmedin.. Senden sonra kimseyi Sevmedim, sevemedim oy Çekip gitmek kolay mı, kolay mı ayrılmak!!! Sana kırgın değilim Gücenmişim aslında Göğe bakan başımı Yere eğdin sonunda Nasıl gittin ey zalim geri dön Yarınları düşleyip oy Nasıl mutlu olmuştuk Murad yüzü görmeden Kahretti ayrılman...
|
|
millet ne demiş! (1) :: sen de bişey de! :: Bağlantı
|
Pazartesi, Eylül 14 - Cennete öyle yüksek dereceler var ki buraya ancak sabreden ve şü
Hifa Hatun Medine’de güzelliği diller destan olan bir kadın vardı. Adı Hifa olan bu hatun, Resulullah efendimizden Cennete götürecek ibadetin ne olduğunu sordu. (Önce evlenmek gerekir. Evlenen dinin yarısını korur) cevabını alınca, Hifa Hatun, (Kendime denk olan hiç kimse göremedim. Ancak siz, kimi uygun görürseniz, ona razıyım) dedi. Resulullah efendimiz, (Yarın mescide ilkönce gelen zat ile evlendireyim) buyurdu. Hifa hatun da razı oldu.
Sabah oldu. Mescide gelen zat, hem fakirdi, hem de fiziki yönden de güzel değildi. Siyaha yakın, zayıf biri olan Süheyb idi. Hifa ise, güzel olduğu kadar da zengin ve her bakımdan mükemmel idi. Allahü teâlânın takdirine razı oldu. Nikahları kıyıldı. Süheybin düğün yemeği verecek parası olmadığı gibi, gelini götürecek bir yeri de yoktu. Hifa hatun, ona mal ve ev verdi. Hifa, Süheyb için bir nimet, Süheyb deHifa için bir mihnet demekti.
Gerdek gecesi, (Cennete öyle yüksek dereceler var ki buraya ancak sabreden ve şükredenler girer) hadis-i şerifindeki müjdeye kavuşmak için ikisi de, (Nimete şükür ve mihnete sabır için geceyi ibadetle geçirmeye) karar verdi. Cebrail aleyhisselam gelip durumu Resulullah efendimize bildirdi. Peygamber efendimiz, Cebrail aleyhisselamın bildirdiklerini anlatınca, Hazret-i Süheyb, sevincinden başını secdeye koyup, (Ya Rabbi eğer beni affetmişsen, yeni bir günaha girmeden, canımı al) diye dua etti. O anda vefat etti. Peygamber efendimiz, (Şu anda Hifa hatun da vefat etti) buyurdu. İkisinin kabrini yanyana kazdılar. Biri nimete şükretmişti, diğeri de mihnete sabretmişti.
|
|
millet ne demiş! (1) :: sen de bişey de! :: Bağlantı
|
Pazartesi, Eylül 14 - Dönemin ABD Başkanı Bush'a fırlattığı ayakkabı ile dünyanı k
haber7 yorumcusu;
Sabit Kal: Iste gariban ve aciz müslümanin gercek 11 Eylül'ü!Bir parmaktan uzun olmayan hali bicaklariyla (bu da yalanya) Ikiz Kuleler'e 4 ucakla saldirmakmi (bu da zaten yalan)? Ne BinLadin'in nede 47 Müslüman Devlet birlesse bu saldiriyi yapamazdi ama kendileri yapip bize yüklediler. Ama ne zamanki bu ayakkabilar Bush'un suratina atildi, tüm Dünya kabul ettiki 11 Eylül müslüman isi degil, cünkü gücümüz ancak ona eriyordu. Iki ayakkabiyi bir surata isabet ettiremeyenler iki ucagi nasil bir binaya isabet ettirebilsinki? Velakin o ayakkabilari firlatanin elini öpmeli!
|
|
millet ne demiş! (0) :: sen de bişey de! :: Bağlantı
|
Cumartesi, Eylül 12 - İnternetten hızlı çıktı
Güney Afrika'da bir postacı güvercin, internetten daha hızlı olduğunu kanıtladı. Postacı güvercin 4 gigabytelik bir dosyayı internetten daha hızlı bir şekilde kullanıcıya teslim etti.
İnternetin yeterince hızlı olmadığını kanıtlamak isteyen bir kişi, 4 gigabyte büyüklüğünde bir dosyayı postacı güvercinle, kullanıcıya daha kısa süre içinde yetiştireceği yönünde iddiaya girdi. 4 gigabyte büyüklüğünde dosyayı hafıza kartına yükleyen adam, postacı güvercinle dosyayı 85 kilometre uzaklıktaki kullanıcı şirkete ulaştırdı. Winston adlı 11 aylık güvercin 85 kilometreyi 1 saat 8 dakika içinde alırken, internet ise 4 gigabyte büyüklüğündeki dosyayı 2 saat 7 dakika içinde indirdi. İddiayı kazanan Kevin Rolfe adlı adam, "Aslında winston 85 kilometrelik yolu daha hızlı alabilirdi ama hava bulutlu ve yağmurlu olduğu için biraz gecikti" dedi.
|
|
millet ne demiş! (0) :: sen de bişey de! :: Bağlantı
|
Cuma, August 21 - hayırlı ramazanlar....
TÜM İSLAM ALEMİNE HAYIRLI RAMAZANLAR DİYORUM...
Cenab-ı Allah bizleri, orucun yalnızca aç susuz kalmaktan ibaret olmadığını idrak edenlerden eylesin, kainatın efendisinin izinden ayrılmamayı nasip etsin. Amin...
|
|
millet ne demiş! (0) :: sen de bişey de! :: Bağlantı
|
Cuma, Temmuz 24 - işte benim şiirim... ALINTIDIR
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. "O olmazsa yaşayamam" demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın. Ve zaten genellikle o daha az sever seni, Senin O'nu sevdiğinden. Çok sevmezsen, çok acımazsın. Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem. Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini... Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. Senin değillermiş gibi davranacaksın. Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın. Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. Çok eşyan olmayacak mesela evinde. Paldır küldür yürüyebileceksin. İlle de bir şeyleri sahipleneceksen, Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin. Gökyüzünü sahipleneceksin, Güneşi, ayı, yıldızları... Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak. "O benim..." diyeceksin. Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin... Mesela gökkuşağı senin olacak. İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın. Mesela turuncuya, ya da pembeye. Ya da cennete ait olacaksın. Çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın. Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak…
O kadar güzel anlatmış ki beni, ruh halimi... Çoğu zaman insan kendini yalnız hissetse de aslında aynı duyguları paylaşan ne çok insan vardır kimbilir.
NE GÜZEL SÖYLEMİŞ: Hem (hayatta) hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın... http://mavisce.blogcu.com/ucundan-tutarak_37413891.html
|
|
millet ne demiş! (0) :: sen de bişey de! :: Bağlantı
|
Cuma, Temmuz 24 - seni yüreğimde yaşatacağım :(
Bensiz günlerini sen unut artık Seven yüreğinde şimdi ben varım Seni böyle sevmek gunahsa eğer Ben anadan doğma bir günahkarım
Seven yüreğim kor olana kadar Gözlerimin feri solana kadar Mahşer sirenleri çalana kadar Seni yüregimde yaşatacagım
|
|
millet ne demiş! (0) :: sen de bişey de! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Ben hep yokum resimlerde.
Yokluğuma önce resimlerde alışasınız diye
Bizimkiler
• hussoloji • bengisu • Bengisu Akbulut • iddaa • elifbasak • dilbeste • prensesveprens • aysberg • polyana • martisimit • kanaraniyor • geceperisi • tugbatugba • erdemselvi • omasozturk • zizuuuu • ilkayoguzhan • lunkfu2 • nevzatzengin • ebrese • kartopum • iskenderun1 • umutay • uzakufuklar • iddaa2 • yagmurcocuk • konjenital • ebrar06 • simarik • armine • beyazatli • taraftaryorum • blogekle • bollardsau54 • bassak • delicious • mertce • sukretmiyoruz • mag • emremmavi • zeynepkosecee • dingorevlileri • cisilcetin • prettygirl • bebis001 • dodovideo • ustad • volkantb • zahide • hazalca • dafcon • davetci • anadoluhaber • byuarsiyu • Çağatay Şengün • mavidiyar • musakarakoca • Blogcu Yardım • angel78 • esmeryarim06 • Kitap Özeti • ... ... • romanozeti • eglencecafe • aheng • haberiks • tatilvakti • burs • tugsitug • cafetu • islammuhabbeti • islamnehri • kurucafe • havaliyimki
|